Fransa, Montrigaud
Yazar Adı: Beyza Simay Köse
Takma Adı: -
Kamp Dönemindeki Yaşı: 17
Ülke: Fransa
Şehir/Bölge: Montrigaud
Tarih Aralığı: 12/07/2017- 26/07/2017
Kamp Kodu: CONFC-265 MONTRIGAUD
Workcamp kesinlikle herkesin yaşaması gereken bir tecrübe diyebilirim. Kamp günlerim yıllar geçmesine rağmen hala en güzel ve eğlenceli anılarıma ev sahipliği yapıyor. GSM ile yolum sosyal medya aracılığıyla kesişti ve biraz inceledikten sonra yurtdışında bir gönüllü çalışma kampına gitmek çok cazip geldi. Kamp seçme sürecim çok hızlı gelişti ve kendimi bir anda valizimi hazırlarken buldum. Biraz fazla eşya almış olmalıyım ki sırt çantasını taşırken çok zorlandım, siz siz olun sadece gerekli eşyalarınızı alın. 😊
Yemek hazırlama sürecimiz tam bir kargaşaydı, 16-17 yaşında sadece makarna yapmayı bilen gençler olarak mutfakta hünerlerimizi sergiliyorduk. Kendimizi birer şef sandığımız için yemek yarışması başlatmaya karar verdik ve herkes kendi ülkesinden yemekler yapmaya başladı. Daha sonra da yemeklere puan verip yorum yapıyorduk. Ben de yarışmaya tarifini kafamdan sallayarak yaptığım sütlaçla katıldım. Sütlacım, sütlaç haricindeki her şeye benziyordu ama ilginç bir şekilde herkes çok beğendi ve ikinci oldum. Beraber yemek yapmak eğlenceli olsa da bulaşık yıkamak gibi bir dezavantajı vardı. Doğada kaldığımız için maalesef bulaşık makinemiz yoktu ve her şeyi elimizde yıkamamız gerekti. Yine de bu durumdan çok şikayetçi olmadık çünkü takım çalışmasıyla her şey çok hızlı bitebiliyor.
Görevimizin de kampımız kadar eğlenceli olduğunu söylesem yalan söylemiş olurum maalesef. Doğa kampı olduğu için görevimiz ormanda orman yangını çıkarma potansiyeli olan kurumuş ağaçları kesmek ve onları farklı şekillerde değerlendirmekti.. Adını bile bilmediğim aletlerle kurumuş ağaç dallarını kesip yabani otları topladık. 15 gün boyunca sadece ağaç kesince insan doğal olarak biraz sıkılıyor. Liderimiz çok rahat ve komik birisiydi. Havanın çok sıcak olduğu günleri tatil ediyordu ve bize sürekli oyunlar oynatıyordu. Kamp alanı neredeyse ormanın içinde olduğu için interneti bırakın telefon bile çekmiyordu. Teknolojiden uzak olmak bizi birbirimize daha çok yakınlaştırdı ve bu sayede çok güzel arkadaşlıklar edindim. Havanın güzel olduğu gecelerde uyku tulumlarımızı alıp dışarıda uyumak en çok sevdiğimiz aktiviteydi. Liderimiz artık uyumamız gerektiğini söyleyene kadar konuşur, birbirimize anılarımızı anlatırdık. Bilirsiniz gece sohbetleri kadar güzel bir şey yoktur.
Sanmayın ki, bulaşık yıkamak kamptaki en kötü olaydı. Bir kampın başına gelebilecek bütün olumsuzlukların bizim kampımızın başına geldiğini söylesem abartmış olmam diye düşünüyorum. Duşlarımızın bozulmasıyla başlayan aksilikler trenine havanın bozması da eklenince kamp alanımız ufak bir survivora dönüştü. Rüzgardan uçan çadırlar, yağmurdan ıslanan giysilerimizle tam bir hayatta kalma mücadelesi verdik. İlginç bir şekilde yaşanan bu survivor ortamı kampı çok eğlenceli bir hale getirdi ve herkesin hafızasında insanın başına sadece bir kez gelebilecek inanılmaz komik anılar olarak yerini aldı. Hala kamp arkadaşlarımla konuşurken bıkmadan aynı anılara saatlerce gülebiliyoruz.
Kampa gitmeden önce beni en çok geren konu iletişimdi. Herkes farklı ülkelerden geldiği için kampçıların İngilizce seviyeleri ve aksanları farklı olabiliyor ama o an bir şekilde anlaşmayı başarıyorsunuz. Eğer siz de insanlarla nasıl anlaşacağınız konusunda endişeliyseniz, kesinlikle korkulacak ya da gerilecek bir durumun söz konusunu olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kampa gelen herkesle ortalama aynı yaşta olduğunuz ve ortak bir amaca sahip olduğunuz için dil, din, ırk farklıkları yerini dostluk ve eğlenceye bırakıyor.
Eğer siz de Workcamp'a katılmaya karar verirseniz, kamp bittiğinde ve arkadaşlarınızdan ayrılma vaktiniz geldiğinde çok ağlayacağınızı üzülerek söylüyorum. Geçirdiğiniz o 15 günde arkadaşlarınıza ve ortama o kadar alışıyorsunuz ki; eve döndüğünüzde acele etmenizi söylenen bir liderin olmaması, duş sırası beklememek ve en önemlisi çeken bir telefonunuzun olması size çok garip hissettiriyor. GSM ile tanışana kadar "gönüllülük" kelimesinin hayatımda bu kadar büyük bir etkisi olabileceğini düşünmezdim.
Şimdi dönüp bakınca iyi ki GSM'nin sayfasına denk gelmişim ve böylesine güzel bir deneyimi yaşamışım diyorum. Umarım sizin de Workcamp deneyiminiz benimki kadar güzel ve eğitici geçer. Bir kere gönüllü, daima gönüllü... :)
Beyza Simay Köse
Workcamp, Montrigaud/Fransa, 2017
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkürler! Yorumunuz editörümüz tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır. - GSM