İspanya,Sant Feliu de Pallerols
Yazar Adı: -
Takma Adı: SimbAlpi
Kamptaki Yaşı: 19
Ülke: İspanya
Şehir/Bölge: La Garottxa / Sant Feliu de Pallerols
Tarih Aralığı: -
Kamp Kodu: CAT07
Editörün Notu: "Yirmi yaş dolaylarında öyle bir an gelir ki; herkes gibi olmayı ya da farklılıklarından erdem yaratmayı tercih etmen gerekir." - Ursula Le Guin.
SimbAlpi'yi yurt dışı kamplarında gönüllülük, yurt içi kamplara ise liderlik deneyimini görmüş geçirmiş çakı gibi bir genç diye tarif etsem yanlış olmaz sanırım. Eğlencenin dibini sıyırırken dünyaya ve insanlara olan katkılarını da zirvede tutabilen bu arkadaşımızın anılarını mutlaka okumanızı tavsiye ederim. :)
SimbAlpi'yi yurt dışı kamplarında gönüllülük, yurt içi kamplara ise liderlik deneyimini görmüş geçirmiş çakı gibi bir genç diye tarif etsem yanlış olmaz sanırım. Eğlencenin dibini sıyırırken dünyaya ve insanlara olan katkılarını da zirvede tutabilen bu arkadaşımızın anılarını mutlaka okumanızı tavsiye ederim. :)
GSM’ye gidip 2019 yazı için kamp kaydımı yaptırdığım gün hala dün gibi aklımda. Yalnızca gönüllü çalışma kampları hakkında bilgi almaya gittiğim ofisten, kayıt yaptırmış bir şekilde çıktım. Hayatımda ilk defa yurt dışına çıkacak olmamın yanı sıra bunu bir başıma yapacaktım. Heyecanımı ve korkumu aşağı yukarı tahmin edebiliyorsunuzdur. Kampa hazırlık süreci göz açıp kapayıncaya kadar geçti.
İlk önce gitmek istediğim ülkeyi, İspanya’yı, seçtim daha sonra da gitmek istediğim kampı. O yıl İspanya için 50’nin üzerinde kamp açılmıştı ancak ben hangi kampa gitmek istediğime ilk göz gezdirişte karar vermiştim. Barcelona’ya 2 saat uzaklıkta La Garrotxa bölgesinde bulunan Sant Feliu de Pallerols isimli bir kasabada gerçekleşecek sürdürülebilirlik ve permakültür temalı bir kampa gidecektim. Uçaktan dışarı adımımı atar atmaz serüvenim başlamış oldu. Diğer bütün gönüllüler gibi buluşma noktasına kendim ulaşmam gerekiyordu. Önce Barcelona şehir merkezine giden otobüsleri buldum daha sonra beni kasabaya götürecek olan otobüslerin kalktığı istasyonu. Ancak işler planladığımın biraz dışında gelişti. Barcelona’ya ulaştığımda şehrin güzelliğine kapılarak biraz yolumu uzattım, e haliyle de kasabaya giden otobüsü kaçırdım. Neyse ki akşam saatlerinde kasabaya giden başka bir otobüs daha vardı.
Otobüste benim gibi ilk otobüsü kaçırmış olan bir diğer gönüllüyle tanıştım ve böylece kamptan ilk arkadaşımı edinmiş oldum. Gönüllü çalışma kamplarının gücünü anladığım ilk an da o andı çünkü arkadaşım Türk insanının en ön yargılı olduğu milletlerin birindendi. Ancak, orada beraber bulunuşumuz ve birbirimizi tanıma isteğimiz bütün ön yargılarımızı yıktı ve kamp boyunca belki de en güvendiğim ve kendime yakın hissettiğim kişi oldu. Kamp alanına vardığımız ilk andan itibaren kamp liderlerimiz bizler için pek çok aktivite organize etti. Bu sayede kısa sürede herkes birbirine ısındı. Hoş ki herkes zaten birbiriyle tanışmaya, kültürel paylaşımda bulunmaya hazırdı. Bence kampımın en güzel yanlarından birisi de buydu. Hemen hemen herkes farklı ülkelerden, kültürlerden, sosyal çevrelerden gelse de birbirini tanımaya, birbirinden öğrenmeye oldukça istekliydi.
Kamp süresince her şey mükemmellikten çok uzak olmasına rağmen benim gözümde her şey mükemmeldi çünkü kampa dair hayal ettiğim her şey bir bir gerçekleşiyordu. Farklı ülkelerden insanlarla tanışmanın yanında istemsizce oluşmuş ön yargılarımı kırıyordum, farklılıklardan kaçmak yerine onları kucaklıyordum. Dünyanın her köşesinden insanlarla tanışıyordum ve onlarla güzel anılar biriktiriyordum. Bunun yanında hayatımda daha önce tecrübe etmediğim pek çok şeyi tecrübe ediyordum. Her gün 16 kişi için yemek yapıyor, bulaşıkları yıkıyor, evi temizliyorduk. Bunun yanı sıra kültürel farklılıkları göz önünde bulundurmayı ve hoşgörülü olmayı öğreniyordum. Kısacası sınırlarımı zorluyor, öğreniyor, gelişiyor ve en önemlisi kendimdeki bu değişimin tadını çıkarıyordum.
Bu bloğu yazmaya başlamadan önce açtım kamp boyunca çektiğim, çekindiğim fotoğraflara tek tek yeniden baktım. E haliyle biraz da duygusallaştım. Dahası kampımızın whatsapp grubuna bir de arkadaşlarımı ve beraber geçirdiğimiz o iki haftayı ne kadar özlediğime dair mesaj attım. Birbirimizle yalnızca iki hafta geçirmemize rağmen arkadaşlıklarımız sanki 2 yıl geçirmişiz gibi hala kuvvetli.Benim için en özel kısmı en sona sakladım. Bloğumu SimbAlpi lakabıyla yazdım çünkü Simba ve Alpi kamptaki diğer gönüllü arkadaşlarımın bana taktıkları isimlerdi. Alpi, Alper ismini uzun ve telaffuzu zor buldukları için verdikleri isim; Simba ise enerjim ve en önemlisi zaman zaman aslan yelesi gibi görünen kabarık saçlarım dolayısıyla verdikleri isimdi. Özetle 14 günlük kampım hayatımın en güzel 14 günlerinden biriydi. Ben sadece gönüllü olarak bir kasabaya gitmedim. Aynı zamanda o 14 gün içerisinde kendimi, güçlü ve zayıf yönlerimi daha iyi tanıdım.
SimbAlpi
Workcamp, Sant Feliu de Pallerols/İspanya,2019
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkürler! Yorumunuz editörümüz tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır. - GSM