Yazar Adı: Ataberk
Takma Adı: -
Kamptaki Yaşı: 21
Ülke: İspanya
Şehir/Bölge: Andalucia
Tarih Aralığı: 2022-08-21 / 2022-09-04
Kamp Kodu: SVIAN01-22
Editörün Notu: Gönüllümüz Ataberk biraz rötarlı başladığı çalışma kampı serüvenini o kadar güzel anlatmış ki blog yazısını ilk okuduğum anda oturduğum yerden bi İspanya'ya kadar gittim geldim :) "Hayatımın en unutulmaz deneyimlerinden biri ve ilk yurt dışı maceram olan bu çalışma kampı benim açımdan her zaman iyi kilerimden olacak ve hayatım boyunca hatırlanacak." diyor kendisi blog yazısının sonunda. Katıldığı çalışma kampından bir gönüllü olarak eli kolu anılarla dolu ayrılmış... Gelin bu güzel anıları hep birlikte okuyalım!
Editör: Ayşe Özkara
Bu kamp için ne kadar heyecanlı olduğumu daha dün gibi hatırlıyorum. Çünkü bu benim hem ilk kamp hem de ilk yurt dışı deneyimim olacaktı. GSM ile tanışma hikâyem 2019 yılına dayanıyor aslında, daha önce liseden yakın arkadaşlarımın 18 yaş altı kamplarına katılmasıyla ve üniversitedeki kuzenimin İspanya’ya kampa gidişiyle beraber çalışma kamplarına gitmeyi kafaya koymuştum. 18 yaşına girer girmez ve üniversite sınavı belasını başımdan attıktan hemen sonra ben de İspanya’da kampa gitmek için kayıt oldum. Ancak şanssızlıklar o sene sadece beni değil tüm dünyamızı buldu… Pandemi nedeniyle hepimiz evlerimize kapandığımızda kampın ne olacağını düşünmeye başladım. O sene kampa katılmak artık imkânsız ve güvensiz bir hale gelmişti. Neyse ki GSM bize bu konuda oldukça yapıcı bir bicinde yardımcı oldu ve kamp hakkımızı bir sonraki seneye ertelememizde bize yardımcı oldu. Aşılama sırasının bize gelmemesi ve pandeminin bitmemesi nedeniyle bir sene daha ertelenen kamp hayalim 2020 yazı yerine 2022 yazında gerçekleşecekti. Aradan geçen yıllarda 18 yaşında hayata çok yeni ve ürkek bir birey olarak kayıt olduğum kampa artık 21 yaşında daha deneyimli ve makul birisi olarak gidecektim. 18 yaşında kayıt olurken sadece kampa gidip geri dönmekti planım ama zamanla kendime güvenim ve yaşımın da büyümesi nedeniyle bu fırsatı daha da iyi değerlendirebileceğimi düşündüm. Nasıl olsa o uçağa bir kere binecektim, neden gittiğim yerlere yakın daha fazla yer görmeyeyim ki? İşte bu düşünceyle başlayan yurt dışı ve çalışma kampı maceram beni harika dostluklar kazandığım ve 3 ülke 5 şehir görerek yaklaşık 1 ayı bulan harika bir deneyime dönüşecekti.

Benim katılacağım kamp İspanya’nın en güneyindeki Andalucia bölgesindeki Almeria şehrine yakın bir kamp alanındaydı. Dolayısıyla uçakla geleceğim için bu durumu fırsata çevirmek için en kuzeye Barcelona’ya inmeyi tercih ettim. Birkaç gün Barcelona’da kaldıktan sonra (geri döneceğim) gezerek güneye indim. Burada Granada diye doğu ve batı kültürünün tam olarak sentezi olan dünya harikası küçük bir şehirde birkaç gün bulunma şansını yakaladım. Eski şehir adeta orta çağ dönemlerinde hissettiriyordu, inanılmaz güzel bir şehir gezisi deneyimiydi. En sonunda her kampçı gibi benim de buluşma noktasına ulaşmam gerekiyordu. Granada’dan trenle Finana kasabasına giderken aynı vagonda 4 kampçı olduğumuzun farkında bile değildim. Daha sonra bu insanlarla çok güzel vakitler geçirdim.

Kamp İspanya gençlik bakanlığının desteklediği bir doğa kampı olduğu için şansıma kamptaki tek İspanyolca bilmeyen kişi bendim. 16 İspanyol 2 Meksikalı ve 1 Türk'ten oluşan kamp ekibi içerisinde adeta kampın maskotuna dönüştüm çünkü herkes yemeklere, gezilen yerlere, hava durumuna kadar benim vereceğim tepkileri merak ediyordu. Ayrıca benim İspanyolca bilmiyor oluşum onların her aktiviteyi ortak dille yapmalarını zorunlu kıldı ve kamp sonunda hepimiz bir şekilde İngilizcelerimizi daha ileri bir noktaya taşımış olduk.

Kamp son derece güzel bir konumdaydı, geceleri tüm galaksinin görülebileceği derecede şehir merkezinden uzak ve yüksek bir noktada kaldık. Konaklama ve yemek konusunda oldukça şanslıydım, 4 kişilik odalarda her birimizin bir ranzası ve yemekleri yapması için Carmen adında bir aşçımız vardı. 15 gün boyunca Güney İspanyanın lokal inşaat tekniği olan kuru taş tekniğini kullanarak eski yapıları restore etmeyi başardık. Ayrıca kamp liderleri bizi neredeyse her gün farklı bir etkinlikle, oyunlarla ve akşam partilerine boğdu.
Güney İspanyanın en büyük çölüne, kristal kaplı bir mağaraya ve en güzel plajlarından birine gezilerimiz oldu. Kamp süresince ok atmaktan, bisiklet sürmeye ve at binmekten hep beraber havuz partisi yapmaya pek çok güzel etkinlik yaptık.
Kampın sonunda hepimiz veda konuşmalarımızı yaparken çoğumuz gözyaşlarına hakim olamadı. Yalnızca iki hafta beraber olduğumuz o arkadaşlarımız adeta ailemiz oldu. Oradaki görece farklı bir kültürden gelen tek kişi olduğumun zorluğunu hemen hemen hiç hissetmedim. Tam aksine bana gösterilen ilgi ve alaka nedeniyle o kadar neşeli bir insan olmuşum ki kampta “Turkish Golden Retriver” ilan edildim.😊 Hayatımın en unutulmaz deneyimlerinden biri ve ilk yurt dışı maceram olan bu çalışma kampı benim açımdan her zaman iyi kilerimden olacak ve hayatım boyunca hatırlanacak. Hayatın bir noktasında umarım orada edindiğim dostları tekrar görme şansım olur. Farewell, Chicos!
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkürler! Yorumunuz editörümüz tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır. - GSM