Portekiz, Fornelos, Fafe

Yazar Adı: Ena Nupelda
Takma Adı: -
Kamptaki Yaşı: 19
Ülke: Portekiz                                               
Şehir/Bölge: Fornelos, Fafe
Tarih Aralığı: 27/07/2024 - 07/08/2024
Kamp Kodu: 
PT-BR-01-24 / PT-IPJ 11.2


Editörün Notu:  “Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.” demiş  Andre Gide...Gönüllümüz Ena için belki de yeni okyanuslar; edindiği yeni arkadaşlıkları ve yaşadığı maceralar ile benzer bir anlam taşımaktaydı. Gelin hep birlikte Ena'nın Portekiz kampının detaylarına bir göz atalım!
Editör:  Ayşe Özkara

Yeni deneyimler kazanmaya çok istekli, ancak bir yandan da bu durumdan fazlasıyla çekinen birisiydim. GSM ile tanışmam da, bu ikilem içinde üniversitemin İngilizce hazırlık yılını tamamladıktan sonra “Kendimi nasıl geliştirebilirim?” sorusuna yanıt ararken gerçekleşti. Annemin de desteğiyle çevremdeki gönüllülük kuruluşlarını araştırırken GSM’yi keşfettim. Yurt dışında farklı ülkelerden insanlarla hem çalışıp hem de anlamlı anılar biriktirerek, unutulmaz deneyimler ve dostluklar kazanma fikri beni oldukça heyecanlandırmıştı.


Bu yaz, arka arkaya iki ayrı GSM kampına katıldım. Şimdi size hem ülke olarak hem de yaşadığım tecrübe açısından beni en çok etkileyen Portekiz’deki gönüllülük kampından bahsedeceğim. İspanya’da geçirdiğim iki haftalık bir gönüllülük kampının ardından, korkularımı yenmiş ve büyük bir hevesle Portekiz’deki kampa doğru 7 saatlik bir otobüs yolculuğuna çıkmıştım. Daha kampa varır varmaz, diğer gönüllüler ve koordinatörlerle tanıştığımda, bu 12 gün boyunca harika ve sıcakkanlı insanlarla vakit geçireceğimi hissetmiştim.


İlk günümüzü kampın yakınındaki nehirde yüzerek geçirdik. Yüzmeyi seven biri olarak, kaldığımız yerin yanında bir nehir olması beni çok mutlu etmişti. Sonrasında ise ilk iş günümüzden önce yapılacak işlerin planlamaları ve tanışma aktiviteleriyle zamanımızı değerlendirdik. İtalya, Fransa, Kıbrıs, İspanya, Belçika, Meksika, Portekiz, Almanya ve Türkiye’den ben olmak üzere, çok çeşitli ülkelerden gönüllüler bir aradaydık. Görevimiz, kaldığımız kasabanın okulunu çocuklar için daha cazip ve işlevsel hale getirmekti. Duvarları yeniden boyayıp çocuklara neşe katacak resimler yaptık, onlara tahtalardan oyun alanları kurduk ve farklı yaş grupları için mutfak gereçleri ile çeşitli el aletleri tasarladık. Yıpranmış kapıları onarıp, eskimiş masaları ve sandalyeleri zımparalayıp yeniden canlı renklere boyadık. Çocuklar için yeni bir oda ve birçok farklı yenilik ekledik.


Bu yoğun tempolu çalışma ve yaptığımız işler benim için tamamen yeni bir deneyimdi, ancak hayatımın en güzel tecrübelerinden biri oldu diyebilirim. Yapamayacağımı düşündüğüm birçok şeyi rahatlıkla başarabildiğimi görmek, kendime olan güvenimi artırdı. Ayrıca, bu süreçte diğer gönüllülerle birlikte çalışmak, sohbet etmek ve birbirimizi motive etmek işi daha da keyifli hale getirdi. Kampın her anı benim için farklı bir tecrübeydi. Özellikle diğer yedi kızla birlikte yenilediğimiz okulun büyük bir odasında kalmak, kampa dair unutulmaz anılarımdan biri oldu. Kampa katılma fikri ilk ortaya çıktığında hayalini kurduğum dostlukları, aynı odayı paylaştığım kızlarla yaptığımız gece sohbetlerinde bulduğumu söyleyebilirim.


Elbette en keyifli anlarımız boş zaman aktivitelerimiz oldu. Şimdi ve ileride hep özlemle anlatacağıma emin olduğum hatıralar... Hayatımdaki ilk sörf deneyimini (hem de okyanusta) bu kampta yaşadım. Kaldığımız yerin yakınındaki Fafe’de, popüler bir plajda yüzmek, birlikte yaptığımız Fafe, Guimarães ve Porto gezileri gerçekten unutulmazdı. Ancak yemek yemeyi seven biri olarak, beni en mutlu eden şeylerden biri, kaldığımız okulda mükemmel aşçı ve annelerden biri tarafından hazırlanan üç öğün geleneksel ve sağlıklı Portekiz yemekleri oldu.


Kültürlerarası Gecemizde kendi kültürümü farklı ülkelerden insanlara tanıtmak, Türkçe kelimeler öğretmek, Türk yemekleri ve lokumunu onlara denetmek gerçekten çok özeldi. Yine, karaoke gecelerinde farklı ülkelerden insanların benimle birlikte Duman şarkıları söylemesi, hatırladıkça en duygulandığım anlardan biri olacak.

Genel olarak özetleyecek olursam, bu kamp gerçekten hayatımın en değerli anılarından birini oluşturdu. Dünyanın her yerinde bir evim olduğunu bilmek, tanıştığım insanlarla bağlantıda kalmak ve gönüllülük çalışmalarımızla çocukların yüzüne bir gülümseme yerleştirebilmek benim için unutulmaz bir deneyimdi.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fransa, Pons

Estonya, Tallinn

Estonya, Tallinn